Tuesday, June 23, 2009

ŞEBNEM KAÇAR!

Cici gelin günlerim pek bir hareketli geçiyor...
Bu sene ihalenin bana kalmasıyla sevgilimin Anneannesini yazlığa ben götürdüm.Orada temizlik için yardımcı bulamadığımızdan bütün senenin kirini itina ile ben temizledim..
Mesaimi sabah 9-akşam 9 olarak planladım...
Ben totodan ter akıtırken Anneannenin harika yemekleri ve hayır duaları ile 3 gün geçirdim.
Oradan Teyzeciğimin evine gittim..1-2 gün dinleneyim ve beni şımartsın diye...
Diğer teyzemlerde gelmişti..Uzun zamandır görmüyordum pek bir iyi geldi bana..
Eniştem'e çok üzüldüm yalnız.
Hala unutkanlığı devam ediyor...
Her gün 200 kere kendimi tanıttım.
250 kere bulunduğumuz yeri anlattım..
100 kere sevgilimin kim olduğunu anlattım.
Teyzemin her gün bunları yaptığını düşündükçe daha bir üzüldüm..İçten içe hep sabır diledim.
Mavişim'in mezarlığına gittim...
O'nu andım hep...Özlemişim...
Gidenlerin yokluğu daha bir derinleşiyor her geçen gün.
Bu gün İstanbul'a evime döndüm.
Yarın yolcuyum...
Bodrum'a yazlığa kaçıyorum..
Biraz dinlenme,güneşe teslim olma zamanı geldide geçiyor bile..
Eda Taşpınar basmadan oraları plajda salına salına gezme zamanı...
Körfez Restaurant'a rakı-balık..
Marina'da eğlence...
Torba'da güneşlenme..
Sanat evinde güneşi batırma zamanı...
Fırsatını bulursam Kos'a kaçma zamanı...
Ben kaçamazsam onların kurduğu pazara ziyaret zamanı.
Vücut kıştan hazır güneşe...
İtina ile laser'e gidildi..
Şimdi yayıla yayıla güneşlenme..
Zayıfladığım için..Ay göbek mi pörtledi demeden sere serpe yatma zamanı..
Bütün bikiniler hazır...
Miniler,deli ayakkabılar...
Rastlarsanız sokakta kafada çiçek ayakta fiyonk..
İşte O deli benim..
Bu arada sevgili Verdacığım dün büyük bir ihtimal kızını kucağına almış olmalı...
Umarım ikiside sağlıklı ve mutludurlar.
Bir an önce dönsünler buraya..
Özledim hemde çoooook.
Herneyse Şebnem kaçar...Sevgiyle hepinizi selamlar.

Thursday, June 18, 2009

YİNE Mİ O GÜN?KABUS


Sevmemek ve bağlanmamak için kendimi zor tutuyorum.
O'nu her gördüğümde Annemi hatırlıyorum.O'nun annesinin bize,anneme yaptıklarını hatırlıyorum.
İsmini bile bilmiyorum,öğrenmek istemiyorum.
Kindar değilim,gaddar değilim...Ama bu konuda kendime hakim olamıyorum..
O...Benim küçük kardeşimmiş..Benim baba bile demeye gerek duymadığım,yerine başka insanları koyduğum kişinin kızıymış.
Bazen şeytan diyor ki....Her biri 18'ine geldiğinde her şeyi anlat onlara..
Anne dedikleri kadının bizim evimizi,ailemizi,yuvamızı dağıttığını..Annemin ölümüne neden olduğunu...
Baba dedikleri kişinin baba değil...Bir canavar olduğunu.Bizlere hiç ama hiç babalık yapmadığını...
Bu olayların aksine...Ben inanılmaz mutlu bir ailede yetişmiştim halbu ki..
Evde devamlı sevgi,kahkaha,mutluluk vardı..Kavga denilen şeyi hiç bilmedik..O yüzden yüksek sesle biri konuştuğunda hala korkarım ben.
O zamanlar ki Babam'a aşıktım ben her kız evlat gibi.
Ama o....O..pu sekreter girince hayatımıza her şeyimizi aldı elimizden...
Para,mal-mülk gözümde değil..Giden geri gelmedikten sonra..
Yine geliyor Babalar günü..
Yine kulaklarımı tıkayacağım bu pazar..
Kayınpederimin kutlayacağım sadece..
Çünkü bu 5 senede bana gerçekten baba gibi davrandı...
Çok seviyorum onları..
Ömürleri uzun olsun..Sağlıklı olsunlar..
Sadece kusmak istedim...
İçimde büyüterek tutmak istemedim...
Hala hala sevmiyorum...
O 2 kızıda sevmemek için zorlanıyorum...

Wednesday, June 17, 2009

ŞEBO NEREYE GİDİYOR?

Evleniyorum,evleneceğim,evlendim derken...Sonunda en sevdiğim arkadaşım Banu'yu da evlendirdik...
Banu'nun yeri her zaman ayrıdır bende.
İrlanda'da Universiteyi bitirip,Türkiye'ye döndüğünde beraber çalışmaya başlamıştık.Sonra beraber yaşamaya başlamıştık...
Bir anda abimin en sevdiği kız kardeşi oldu.Benimde..Her şeyimizi beraber yaptık..Dertlerimizi,hastalıklarımız,çapkınlıklarımızı,mutluluklarımızı.
Sonra O İstanbul'a yerleşti.Arkasından ben.
Sonra O sevgilisinle tanıştı,sonra ben..
Sonra O nişanlandı,arkasından ben...
Sonra ben evlendim.Şimdi de O...
Düğün sabahı beraber gittik kuaföre...Güle oynaya süslendik.
Bebeklik arkadaşı geldi Finlandiyadan.Bizde misafir oldu.
Düğün günü kuaförden sonra Anna ile eve geldik..Sevgilide bize eşlik edince...Votkalı,palinkalı bir ön hazırlık yaptık.
Gittiğimizde de başladık klasik olarak içmeye..
Sabah 5'e kadar eğlene eğlene yorulduk..
Ertesi gün erken kalktık..Anna ile önce Ayasofya sonra Yerebatansarnıcı,Kapalıçarşı gezdik...
İlk defa Türkiye'ye geldiği için hayran kaldı...
Gerçekten harika bir havaydı ve gittiğimiz yerler çoook büyüleyiciydi...
Bizim Türkler dışında tabii..
Yeni yetme salak tipler yada kellifelli herifler devamlı ama devamlı bütün kızların peşine takılıp tacizde bulunuyorlar..Öyle elle kolla değil lafla...
Her seferinde bende 1000 katı olarak küfür ettim bu mutasyon insanlara...
Ya bu mutasyonların bir şekilde oradan yok edilmesi lazım...
Hayvan desem hakaret olacak gerçek hayvancıklara..İnsan desem bizlere hakaret.
Birde hala şu kapalıçarşıda dükkan önlerinde çığırtkanlık yapmıyorlar mı....
Offf offf...Hiç sempatik değil aksine antipatik...
Kalmadı böyle bir satış sistemi..
Almaya gönüllü olan bile girip almıyor birşey.
Birde erkeklerin gözü gerçekten aç..2 bacak,2 kol görmesinler...Ağzının suyu aka aka,içinden kaya kaya bakıyor pislikler.
Bu pisliklerin yanından gittikten sonra Taksim'de aldık soluğu..
Önce House Cafe'ye gittik Tünel'de.Şöyle buzz gibi bir naneli limonata içmeye...
İçerisi çok dolu olmamasına rağmen diğer House Cafe'lere göre servis çok yavaştı...
Sıkıldık çıktık oradan..Hayatında Kiliseye gitmemiş olan Anna'yı Saint Antuan'da ayine götürdüm.Hayran kaldı Anna..Bütün dinlerin cemaat liderleride gelmişti..Pek keyifliydi gerçekten.
Sonra sevgilim katıldı bize..Asmalımescit'te balık-rakı...Otto'da Martini..Finalide Nu Teras'ta yaptık..
Sevgilimle Nu Teras'ta tanışmıştık biz..Cumartesi günü tanışma yıldönümümüze denk geldi..Fındık votka içerek kutladık yine..
Pazar günüde yolcu ettik O'nu...
Şimdi pek tatlı,cici bir dost edinmiştik olduk..Yolumuz düştüğünde gideceğiz mutlaka.
Aaaaaa..Size söylemeyi unuttum..
Geçen hafta benim kayınpeder rahatsızlandı..Bodrum'da hastaneye yatırdılar..Bu mevsimde enteresandır adamcağız yine zatürre oldu.Bağışıklı sistemi çöktüğünden birde zona geçirdi..
1 hafta oradaydım onlarla..Hergün gidip geldik sevgilinin annesiyle..
Şimdilik iyi..Taburcu oldu.
Çok duyuyorum bu aralar zatürre olan kişileri..
Cici gelinlik yapıyorum anlayacağınız..
Yarında sevgilinin anneannesini Çınarcık'a yazlığına götüreceğim.
Bir an önce anlayacağınız iş bulmam lazım benim...
O'nu götür bunu getir derken..Kendime zamanım kalmayacak.
Size bu yazıyı yazarken enginarın dibini yaktım..Kabağı son anda kurtardım.
Birde bu hallerim var benim.
Domestik ev kadını durumu.
Tanya yada Hocam'la ne zaman tlfonda konuşsak..Ya kasaptan çıkıyorum ya manavdan..
Geçenlerde zeytinyağlı dolma sardığıma bile inanamadım ben..
Bu genler insanın içinde varda sonradan mı çıkıyor..Yoksa böyle evlilik halinden mi yapasım geliyor anlamadım..
Kış için enginar alıp deepfriz'e koyuyorum devamlı..Yakında barbunya'da koyarsam kendimden korkmaya başlayacağım.
Allahtan salmadım kendimi hala diyete devam.Kilo 48 de sabitlendi...
Birde şu başlamamış ve bitmemiş olan tadilat işine girince herhalde sinirden 2-3 kilo daha veririm gibime geliyor.
Mutfağımız eli kulağında...Geldi geliyor..Renkleri seçildi.Şu an marangoz'da...Bitince fotolar koyarım size.
Uzun zamandır görüşemediğim bir arkadaşımla buluştum geçenlerde..
Eski sevgilimi anlattı bana...
Pek güldük o eski günlere..
Biz din farkından dolayı O'nun aile baskısı yüzünden ayrılmıştık zamanında..
Hala karşılaşırız,konuşuruz.
Dostmuyuz...?Elbette hayır.
Duydum Galeri açmış...
Hmmmmm,dedim ne tür eserler sergiliyor,dedim...
Najda afalladı tabiiii.
Kızım araba galerisi açtı.Sanat değil!dedi..
Bu aralar eski sevgili görme ve haber alma dönemlerimdeyim galiba.
Tanyaları,Tubikleri,Defdefleri özledim..
Şu işler bitsin...
Bol enginarlı(dibi yanmadan),şaraplı partyleri yapalım istiyorum..

Tuesday, May 26, 2009

KARNAVAL

Sevgili Aslı şu yazısında herşeyi pek güzel anlatmış..Benim daha fazla bir şey anlatmama gerek yok...
Ayrıntılarada şuradan ulaşabilirsiniz..
Tüm yaratıcı bünyeler davetlidir.

Wednesday, May 20, 2009

40 GÜN 40 GECE ETKİNLİKLERİ

Ben her zaman yanlış dua ettiğimin farkındayım...
Evlenmeden önce hep bizim blog party grubunla konuşurduk.
-Ayyy!!Bir evleneyim fırsatını buldukça giyeceğim gelinliğimi hi hi hahaaa!!
Şimdi gelinliğimi yine giyeceğim.
Burada ailemize yemek vereceğiz çünkü...
Mekan belli...Lacivert.Ailelerin yeni maymunları olaraktan Gelin ve Damat ikilisi dolanacağız ortalıkta..
Şimdi giymezsem ailelerimiz görmediği için alınır,görmek isterler.Ayak diresem kesin bir akraba toplantısında zorla giydirirler.
En iyisi efendi gibi giyinip,süslenip gitmek...
Birde böyle durumlarda aklıma hep Müjde Ar ve Şener Şen'in oynadığı Arabesk filmi geliyor...
Oradan 2 densiz çıkıp''İstanbul'u göstereyim mi abla?''demez umarım.
Bu arada gelinlik tamirde.Budapeşte sokaklarını aşındıra aşındıra eteğinin ne overloğu kaldı ne de kuyruğu...Renkte hafif griye dönmüştü en son...Bakalım yarına yetişecek dediler.
Evlilik psikolojisinden mi yoksa çok kahve içmekten mi bilemem...Benim periyod aksadı.
Bu gün kısa süreli bir panikle gidip bir test aldım...
Daha kendi arkamı zor toplarken birde böylesine bir heyecanı kaldıramam doğrusu.
İyi niyetli eczacının....''Ayyyy sağlıklı sıhhatli doğurursunuz''dualarınla,yüzümü asarak kaçtım dükkanından...
Mini testimi uyguladım..
Sonuç şu an istediğim gibi negatif çıktı...
Şimdilik rahatım...
Daha kariyer planları,tatil planları,eğlence planları var.
Onları bir yapayım.
Sonraaaaa.

Sunday, May 17, 2009

2010 EUROVISION

Her sene kendime aynı sözü veririm.
Yok!Bu sene seyretmeyeceğim....
Sonra dayanamam,1 gün önceden herşeyimi Eurovision'a göre ayarlarım...Şarabımı,sigaramı yanıma alır öyle saatlerce seyrederim..
Artık senelerce seyrede seyrede ustası oldum bu işin..
Daha Bülent Özveren tahminlerde bulunmadan ben hemen söylerim kimden ne puan gelecek diye...
Pek yanılmadım bu güne kadar...Bu son yarışmada da...
Bu sene yanımda Abimi de esir ettim zevkle...
Çocukcağız her yorumumda yerlerde...Bizim evde nasıl olsa RTÜK yok...Ağzımın pervazı da yok...Extradan şarabın yanına Palinka'da açtım...Dilimin ve içimin bütün pasını akıttım...
Öyle böyle tahminim tuttu..Hadise kızımız 5.oldu.
Şimdi benim esas merakım seneye kim katılacak?
Kenan bir daha katılmaz.
Sertap bu riske tekrar girmez...
Tarkan zaten kabul etmiyor..
Grup durumu malum.Athena,Duman....zamanın da MFÖ!
Benim tek favori adayım var...
Nasıl olsa 2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti olacak ya..
Şöyle Duo yapalım diyorum..
Bir kadın bir erkek..
Türkiye'yi tanıtalım en iyi şekilde!!
Tayyip-Emine çifti..
Bence bu yarışma için biçilmiş iki kaftan...
Şarkının adı ''One Minute''!!
Baktılar ilk 5'e bile giremiyorlar...
''Bir daha da olsa gelmem'' derler.Biter.
Niye zorluyoruz ki bunca yıldır..
Aslında yarışmacı adaylarımızın fotolarını koymak isterdim ama...
Şimdi stilistler,modacılar üşüşmesin başıma...
Yakışmış yakışmamış,olmuş olmamış,saçının teli çıkmış..
Ha birde İsrail ''DEUX' puan verdiğinde ne olacak?
Back vocal Emine''Yalan Söylüyyyyyyyyyyyyoooooooooor''diye ağlayacak mı acaba?

Wednesday, May 13, 2009

CEREMONY NOTLARI

7 Mayıs 2009 Perşembe günü yaklaşık 20 kişilik bir ekip tıkıştık havaalanına..23 Nisan gezisine çıkmış gibi kıkır kıkır kıkırdıyoruz...En geç gelenlerden biri olmasına rağmen Baş Öğretmen sevgili eşliğinde...
Uçak rötar yapmış falan biz pek sallamıyoruz tabiii..Havaalanından almışız içkilerimizi içip içip kahkaha atıyoruz...
Budapeşte'de ki ilk gün programımız(erkeklerden gelen istek,hocam hariç tabii):
Herkes ayrı ayrı yemek yesin,partysini yapsın kimse kimseye karışmasın...
Sonra ne oldu nasıl oldu anlamadım..Baktık biz tüm ekip,firesiz yemek yemeye başladık..Birde üzerine bekarlığa veda partysi yaptık...
O akşam yemekte dahil olmak üzere tüm bayanlarda duvak-taç vardı..Taçların ilgisi civardaki tüm erkeklerin ilgisini çekmiş olacak ki...Bizim sevgililer bizi yalnız bırakamadı..
Bütün gece hep beraber eğlendik,dans ettik...Hatta bir arkadaşımız alev alıp yanmaya kalkıştı,eşi son anda müdahale etti...
İkinci günümüz: düğün günü....
Sabahın erken saatlerinde yola döküldük..Tanya,Krizsti,Deniz ve ben...
Planımız kuaförde saç yaptırmak...MAC'de makyaj...
Daha önce sevgili,dünya tatlısı Eltim Krizsti bana randevu almıştı...Gittik hemen..
Kuaför süreci pek sancılıydı..Saçımı dün yayınladığım fotolarda gördünüz..Zaten düz olan saçlarım tekrar düzleştirildi ve sadece tel toka...bildiğimiz tel tokayla yandan toplandı...
Sanki önemli bir denge olayıymış gibi iki tel saçımı 2 saat gibi bir zamanda toplamaya çalıştı..
Ben sakinliğimi korudukça kızcağız daha bir panikledi...Niye sinirlenmediğimi merak etmeye başladı...Ben son derece cool Hihi hoho diye diye oturdum koltukta..
İlk beyaz saç telim ile tanıştım hatta o gün...
Baht saçıdır dedim..Ona da güldüm geçtim...
Neyse öyle böyle saç bir şekil alır gibi oldu.
Sonra MAC'e gittik...
50€'luk alışveriş karşılığında makyajı bedava yapıyorlar.
Karşıma bu sefer işini bilen ve gerçekten güzel bir kız denk geldi.Son derece hafif bir makyaj yaptı bana...
Sonra doğru otele döndük.
Hazırlanırken yavaş yavaş heyecanlanmaya başladım tabiii.
Hele gelinlik giyme safhasında gözümüzün yaşı aktı Tanya ile..

Herneyse.....
Sevgili dostlarımız,Hocam,Tanyam ve kiraladığımız fotoğrafçı her şeyi fotoğrafladılar....
Ayakkabımın altını bile...
Yarın size silinenleri yayınlayacağım...
Nikah çok şirindi...
Kaç gündür ettiğim dualar kabul oldu..Kaldığımız gün boyunca hava pırıl pırıl ve sıcaktı..Konsolosluğun bahçesini şirin bir şekilde hazırlamışlardı...Konsolos Tülin Hnm nikahımızı güzelce kıydı...
Yani eminim nikahım kıyıldı..
Yoğun istek üzerine hiç içimden gelmesede damadın ayağına itina ile bastım...
Nikahtan sonra her yerde fotolarımızı çektik...
Kahramanlar meydanı,Japon turistler,kaplıca kapısı,baloncu....
Çimenlerde yayıla yayıla çektirdiğimiz bir poz..Benim geri kalan günlerimin kabusu oldu..
Büyük bir ihtimal böcek sokmasından dolayı sağ ayak bileğim davul oldu...
2 gün boyunca iyi ki yanımda diye diye Tanya'nın bana doğum günü hediyesi olan babetlerimi hiç çıkartmadan giydim...
Nikah gecesi....Apostolog adında 100 yıllık bir restaurantta harika bir yemek yedik...
Eğer bir gün yolunuz Budapeşte'ye çıkarsa mutlaka gidin...
Geri kalan günlerde bol bol gezdik...
Budapeşte çok enteresan bir şehir...
Mimari açıdan son derece düzenli bir şehir..Bütün caddelerde apartmanlar en az 90 yaşında..Sanki Nişantaşı sokakları gibi...
Kızları gerçekten uzun boylu...Küçük popolu..
Kominizm'den kalan binalar pek iğrenç ve zevksiz..
Ülke iflas ettiği için insanların geneli mutsuz...
Paraları bizim eski 6 sıfırlı halimiz..
Elimizde hesap makinası devamlı hesaplayarak alıyoruz bir şeyleri...
Dilleri inanılmaz zor...
Hohoştorok,fofoştorok dersen anlaşırsın sanki..
Ben eltimden dolayı 2-3 kelime öğrendim..
Bütün gün sırıtarak
KÖSÖNÖM:Teşekkür ederim....dedim
İGEN:EVET, pek kullandım...
NEM:HAYIR..
NEM SABAT:HAYIR ASLA..Daha bunu kullanmadım...
Size tavsiyem,
Gerçekten Türkiye'de düğün dernek yapmak istemiyorsanız bence yurt dışında evlenin..Sevdiğiniz bir kaç dostunuzu alın yanınıza eğlenin.
Bizler pek memnun kaldık.